Mark Zuckerberg in kendi felsefesini özetlediği "hızlı hareket et bir şeyleri kır" sözünü duydum geçenlerde ilk defa ve gerçekten çok etkilendim. Şu aralar çok basit ve olağan gördüğümüz bu başarının(facebook.com) ardında aslında son derece büyük bir kişisel zorluğun, denemenin ve kişisel bir felsefenin yattığını anladım.

Evet, başarı gerçekten sizin bir şeyleri kırıp bir engeli aşmanızla ilgili aslında. Bu yüzden girişmci olarak bizler dış etkenlerin bize hizmet etmesini ummak ve beklemek yerine dış etkenlerden bağımsız olarak hatta onları bize hizmet ettirttecek şeyler yapmalıyız.

Maalesef ben kendi girişmcilik geçmişimi düşündüğümde, aklıma hep girşimimimi yapmaya çalışırken diğer çevresel şartların ve özellikle yakınım olan insanların bana bu yolda hizmet etmediğini düşünerek ve bunu ummakla geçtiğini anladım.

Belkide bir çok girişimcinin yanlış yaptığı şey bu. Eğer bizler girişimimizi yaparken dışardaki etkenlere odaklanmadan sadece işimizi en iyi şekilde yapmaya ve şikayet etmeden onlarla kavga etmeden azimle bir şeyleri yapmaya çalışırsak, aslında o dış etkenlerin başarımızda ve hayatımızda hiçte yer etmediklerini görmüş olacağız.

Şikayet etmek ve beklenti içinde olmak yerine engellerin farkında olup onları aşmaya çalışmak; evet tek ihtiyacımız olan motivasyon bu.. Kendimiz olmak, dışardakilerin ve içinde bulunduğumuz bütün kötü ve korkunç şartların farkında olarak kendimiz olmak ve bu engelleri yıkıp aşmaya çalışmak.

 

İnternet girişimciliği son 5 yıldır eski heyacanını kaybetmiş bir vaziyette. Hepimiz Türkiye'de belkide 100 bin den fazla e-girişim denedik-olmadı dedik ve kapattık veya askıya aldık. Tabi bunda ünsüz olan internet girişimcileri olarak yalnız değiliz elbette, bu kapatılan veya askıya alınan projeler arasında Türkiye'nin en ünlü girişimlerini yapanlarında projeleri var. Neler olduğuna sizlerde araştırıp bakabilirsiniz. Gittigidiyor.com un kurucusundan mynet.com veya itiraf.com un kurucusuna kadar bir çok ünlü girişimcisinin projesi var.  Ne acı değil mi? Düşününce çok kötü bir sonuç bu ülkesinin yarısın 30 yaş altından olan bir ülke için.

Tags:

İnternet girişimciliğinde tuhaf bir yan var. Maalesef aynı internet gibi online fe offline oluyoruz ve yapmak için can attığımız web projelerine başladıktan bir süre sonra o ilk motive halimizi kaybediyoruz.

Peki neden böyle oluyor sorusunun en temel cevabı; öncelikle yaptığımız işlerle ilgiliz zaman ve görev tanımı kısa bir yapılacak işler listesi yapmamızda saklı. Maalesef doğaçlama ve spontane çalışmaya odaklıyız.

Oysa dijitallikten yani sayılardan oluşan internete dünyası tamamen matemetikle işliyor ve bizimde buna uymamız bir anlmada analog çalışamamız gerekiyor.

Türkiye'de yaşadığımız ekonomik buhranlardan belkide, çoğumuz girişimciliği maalesef çok hızlı ve kısa sürede gelişmesi ve başarılı olması gereken birşey olarak anlıyoruz. Oysa yıllar sonra bir kaç başarısız girişimden sonra grişimciliğin yaşayan birsüreç olduğu ve finalini görmekten çok yaşanması ve anlaşılması gereken bir olgu olduğunu anlıyorsunuz. Evet, maalesef çoğumuz işimizi bırakarak ve elimizdeki biriktirdiğimiz birikimleri ve tecrübele ve becerilerimizi yatırdığımız için internet girişimciliğinde özellikle hızla bir noktaya ulaşmak istiyor ve bütün umutlarımızı girişimimize bağlıyoruz. Sonuç tabiki bu anlayışla başarısız oluyor genelde.

Sayfa 1 / 3